Siz neyi bekliyorsunuz? 6

cancerÇok beğenerek okuduğum Ream De‘nin (Neal Stephenson) ilk bölümünde, ununu elemiş eleğini asmış kahramanı (devasa bir oyun imparatorluğu kurmuş ve bir servet yapmış)

‘Bu aralar neler yapıyorsun?’ diye soran yeğenine

“Kanseri bekliyorum.” diye cevap veriyor (neyse/neredeyse)

Sahi, neyi bekliyoruz, bilen birileri var mı?

Parayı mı? Peki diyelim 1 Milyon dolarınız oldu, ne yapacaksınız? Tabi ki her aklı başında insan gibi önce bir ev alıp sonra da dünyayı dolaşmaya çıkacaksınız (çelişkiye bakar mısınız?)

Zaman mı? Ah doğru ya, çocukları en azından bir evlendirip aradan çıkartmak lazım. Hani şu biri 5 biri 8 yaşında olan ufaklıkları.

Emekliliği mi? Tabi, bundan 30-40 yıl sonra emekli olunca bir anda aydınlanacağız, iş yapmak dışında birçok hobimiz olacak.

Gerçekten, neyi bekliyorsunuz, hayatınızı daha anlamlı kılmak, yaşadığınız her günün sayılmasını sağlamak için?

Kanseri mi?

6 thoughts on “Siz neyi bekliyorsunuz?

  1. Reply Serkan Avcı Mar 25, 2013 14:22

    Yarını bekliyoruz, yarın olacaklara dair tahmin edebileceğimiz en net şey ölüm. ölüm gelene kadar uğraşmamız gereken bir şeyler var. tüm yaptıklarımız canımız sıkılmasın diye, yeterli çeyrek altın takılmayan düğünler için üzülmüyorduk, üzülüyoruz. her şey önce anlamsızdı, biz yükledik.

  2. Reply Kıvılcım K. Mar 25, 2013 20:05

    Serkan’ın bu badtrip yorumundan sonra, -her ne kadar temennimiz bu olmasa da- pesimist fakat aynı zamanda düşüncenizi destekler nitelikte bir alıntı da ben ekleyeyim dedim;

    “Hayatın, önemsiz şeylerde olduğu gibi, önemli şeylerde de, sürekli bir yalan olduğunu kabul etmek zorundayız. Verdiği sözü tutmuyor hayat; tutsa bile, özlediğimiz şeyin özlenilmeye değer olmaktan ne kadar uzakta bulunduğunu göstermek için yapıyor bunu. Kimi zaman umut, kimi zaman da umulan şey aldatıyor bizi. Bir eliyle verdiğini öteki eliyle alıyor. Uzaklığın büyüsü, cennetler gösteriyor bize. Ama büyülenir büyülenmez, bu cennetlerin uçup gittiğini görüyoruz. Demek ki, mutluluk ya gelecekte ya da geçmişte; şimdiki an, güneşli ovanın üzerinde dolaşam bi küçük buluta benziyor; önü arkası pırıl pırıl bu bulutun; ovaya yalnız onun gölgesi düşüyor.” //arthur schopenhauer

  3. Reply Seda Mar 26, 2013 17:21

    sahsen once ev alıp, sonra dünyayı dolaşmak gibi bir planım var ama kabul edelim ki, home is where your ehart is.
    tabii bir de mal canın yongası, sağlamlığından güveninden emin olmak lazım.

    yoksa ben zanzibar’dayken ya da gana’da sahilde güneşleniyorken kitaplığımı hayal edip mutlu olamam ki :)

  4. Reply tülin hindistan Nis 8, 2013 13:54

    bişey beklemiyoruz canım
    hergünü heranı yaşayıp nefes almaya çalışıyoruz

  5. Reply Emre Sevinç Nis 11, 2013 16:12

    Valla ben üstadin son kitabi ‘Some Remarks : Essays and Other Writing’i bekliyorum, yarin ofisteki masama varmis olur herhalde.

  6. Reply Hasan KILICER Nis 15, 2013 15:34

    Learn from yesterday, live for today, hope for tomorrow.
    The important thing is not to stop questioning.
    Albert Einstein

    Sanırım hala bilmediğim, eksik olduğunu düşündüğüm ama dediğim gibi ne eksik bilemediğim, öğrenecek şeylerin olmasını bekliyorum.

    Genelde yapacak birşey yoksa “can sıkıntısı gibi değil” o zaman bende kanseri bekliyor gibi oluyorum.

Leave a Reply